Sen
Okuyucunun yazardan beklentisi olduğu gibi yazarında okuyucusundan beklentileri olması gerektiğine inananlardanım…
Senin hakkında çok düşündüm. Kimler okudu, kimler okumalıydı. Bazen işi abarttım, okumasını istemediklerimi bile düşündüm. Herşeyi fazla fazla düşündüğüm gibi, bunuda gereğinden fazla uzattım. Aslında seni olduğun gibi kabul edebilirim, elinde bir fincan çay, belki bir sigara yada ne bileyim, bir kadeh birşey içiyor olman beni alakadar etmemeli, etmezdi de..
Senin için mi yazdım? Cidden böyle düşünmüyorsun umarım. Yazmanın en keyifli tarafı okuyup okumayacak birinin varlığından emin olamamak. Çünkü bazen sana o kadar güzel satırlar yazdımki, umursamadın, çoğunu görmedin bile, çoğunu sana göstermedim.